Yeni teknolojiler ihale gerektiriyor mu?

Kanal 7 Medya Grubu Planlama ve Teknik Daire Başkanı Muzaffer Şafak 4.5G'ye geçtiğimiz şu günlerde gelişen yeni teknolojilerin Türkiye'de Televizyon ve Radyonun geleceğini nasıl etkileyeceğini ulke.com.tr'ye anlattı...

09/05/2016 | 08:47:08

Gelişen yeni teknolojiler Türkiye'de Televizyon ve Radyo'nun geleceğini nasıl etkiliyor? Bu soruyu uzmanına sorduk. Kanal 7 Medya Grubu Planlama ve Teknik Daire Başkanı Muzaffer Şafak RTÜK'ün sayısal karasal Televizyon ve Radyo ihalesini yapmasının teknik nedenlerden dolayı uygun olmayacağını ulke.com.tr'ye anlattı...  

 GELİŞEN YENİ TEKNOLOJİLER IŞIĞINDA  TÜRKİYE’DE  TELEVİZYON VE RADYONUN GELECEĞİ 

 TELEVİZYON  :

Televizyon ve Radyo  yayıncılığı, 1992 yılından günümüze kadar Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de  teknik, içerik ve sektördeki gelişmeler nedeniyle ivmesi artarak devam etmektedir.

Analog yayın tekniğinden digital’e,  karasal analog yayından Sayısal Karasal’a, uydu tekniğine İptv, OTT  ve güncel olarak 4.5 g kadar gelişme göstermiştir.

İzleyici ve dinleyicilerin tercihleri , kabulleri, sosyal medyanın her geçen gün farklılaşması ve yeni seçenekler sunmasıyla klasik medya izleme  alışkanlıklarının da değiştiğini görmekteyiz.

Teknolojideki hızlı gelişme, tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve artması sonucunda yeni iletim ürün ve teknolojileri hızla hayatımızda yer almaya başlamıştır.

20 yıl öncesine kadar özellikle teknolojideki değişiklikler ve yenilenme 10 yılda bir olurken günümüzde bu sürenin 5 yıla ve hatta daha da kısaldığını görmekteyiz.

Yayınların başladığı tarihten son 5 yıla kadar her bir iletim tekniğinin ayrı ayrı değerlendirilmesine karşılık günümüzde yakınsama diye tanımlandığı şekliyle iletim teknikleri daha birleşik hal almaya başlamıştır. Özetle  her türlü verinin digital’e dönmesi ve/veya dönüştürülmesi sonucunda tüm verilerin daha az kapasite ile  daha ekonomik iletilir  hale getirilmesi için  yeni ürünler, yeni teknikler oluşturulmaktadır.

 10 yıl içinde  iletim tekniklerinin değişmesinin  yanı sıra  içerik çözünürlüklerinin artması  daha kaliteli içeriklerin üretilmesi için stüdyo cihazlarının yüksek çözünürlüklü HD yayın haline getirilmesi için yapılan çalışmalar sonucunda ülkemizde de 2014 yılından itibaren HD  yayınlar başlamıştır.
 
Görüntü teknolojilerindeki hızlı gelişmeler  ve görüntü çözünürlüğün her geçen gün artması. HD den,  4 K’ ya  geçilmesinin ardından kısa süre sonra 8 K görüntü kalitesinin konuşulmasına başlamıştır. 4 K yayınlar yurt dışında bir süredir devam etmektedir.  Deneme olarak ülkemizde de TRT’ bu yayınlara başlamıştır. 4 K  TV alıcıları ise uygun fiyatlı satılmaya başlamıştır. Kısa süre içinde ulusal TV kanallarının bu formatta yayına başlaması mümkün hale gelecektir.

Görüntü çözünürlüğü  4K olan  bu yayınları karasal olarak vericilerle iletmek için yüksek bant genişliklerine ihtiyaç duymaktadır.  Halihazırda kullanılan  UHF bandının 21-69 kanallarından  61-69 kanalları GSM tahsis edilmesiyle bu band daha da azalmıştır.
Mevcut bu banttan HD yayınları iletmek zor olmasına rağmen  çok sayıdaki 4K yayınları iletmek ise neredeyse imkansız hale gelecektir.

Ne Yapılmalıdır ? 

EBU raporlarında ve diğer sunumlardan da gördüğümüz gibi Avrupa’da karasal ve kablo yayınlarında yüksek çözünürlükle birlikte  ve çok sayıdaki  TV yayınlarının iletiminde yaşanan  kapasite sorunları nedeniyle hızlı olmamakla birlikte bu mecralarda penetrasyonun azaldığını görmekteyiz.

Birkaç örnek verecek olursak Avrupa genelinde penetrasyon oranları :
 
karasal yayın Analog / DVB-T / T2  2006 da %45   2013 te % 33 ‘e , Kablo analog ve digital olarak  2006 da %31,  2013 te %26  ya gerilemiş,  buna mukabil Uydu 2006 da % 23 , 2013 te ise  %32  ulaşmıştır. IPTV, OTT teknikleri ise son 5 yıl içinde yaygınlaşmaya başlamasına rağmen hızla penetrasyonu artmaktadır. Türkiye’de ise ; analog karasal yayın 2010 da %32  2014 te  %3 , Kablo analog abone sayısı 1.248 K digital  692 K , Uydu 2010 da % 68  2104 % 96 olmuştur ayrıca büyük iki uydu platformunda abone sayıları hızla artmaktadır. 

Bu verilerden Televizyon yayıncılığında karasal ve kablo iletiminin  azaldığı uydu ve diğer internet tabanlı sistemlerle birlikte  GSM üzerinden iletiminin de yaygınlaştığını görebiliriz.

Ayni şekilde Ülkemizde de sayısal karasal yayıncılığın başlamamış olması ve analog karasal yayınlar üzerinden HD yayınların iletilememesi nedeniyle uydu yayınlarının sayısı ve penetrasyonu artmıştır. Tahminlere göre uydudan yayın izleyenlerin oranı %95 geçmiştir. 

İzleyiciler, tercihlerini uydu ve diğer iletim mecraları  olan, broadband , internet ,OTT, IPTV teknikleri ile son yıllarda GSM üzerinden  4 G /  5 G ve üzeri teknikle her türlü verinin kesintisiz, yüksek çözünürlüklü  ve yüksek hızlarda iletmenin mümkün olduğu ayrıca, iletim ve taşınabilirliğin yanı sıra interaktif erişimin sağladığı kolaylıkları  seçmektedir.

Bireyselleşmenin, hızla yaygınlaştığı günümüzde  bilgiye erişimin,  izleme  ve dinleme taleplerinin  çoğalması ,Televizyon kanal sayılarının  ve yüksek çözünürlük taleplerinin artması  nedeniyle bu iletim tekniklerinin kullanılmasını zorunlu hale getirmektedir.

Ayrıca, Televizyon ve Radyo iletiminin sayısal karasal network ile yapılması, Televizyon yayın sayısı  ve içerik çözünürlüklerinin artmasının yanı sıra yayıncı için   işletme zorlukları ve maliyetlere ilave olarak izleyicinin satın alacağı set üstü kutularının fiyatları  nedeniyle de ekonomik olmayacağı açıktır.

RADYO :

Ülkemizde Televizyon yayıncılığında olduğu gibi  Radyo yayıncılığında da karasal yayınlar 1992 den bu yana analog olarak iletilmektedir. Radyo yayıncılığı, özellikle metropollerde yayın yapan çok sayıda radyo kuruluşu nedeniyle çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır. İstanbul ilinde  Çamlıca emisyonundan yayın yapan yaklaşık 105 adet radyo  mucizevi şekilde 200 Khz aralıkla yıllardır yayınlarını sürdürmeye çalışmaktadır. 

Kabul edilen Radyo verici frekans aralığı en az 300 Khz olmalıdır. Buna rağmen bir çok bölgede yayınların karışması parazit( interferans) şikayetleri, diğer komşu bölgelerden merkeze erişen yayınlara ilave olarak  yayın  işletme giderlerinin yükselmesinin  yanı sıra radyo dinlemenin her geçen gün azalması da  bu sorunlara ilave edilebilir.

Bunların sonucu olarak radyo yayıncılığı her geçen gün zorlukla yapılır hale gelmektedir. Özellikle yerel radyo kuruluşları yeterli geliri sağlayamaması nedeniyle birer ikişer kapanmaktadır. Televizyonda karasal penetrasyonda  azalma  görülürken  Radyoda bu durum Televizyondaki kadar dramatik değildir. 

Bu konuda yine Avrupa ülkelerindeki radyo yayıncılığına  bakarsak,  2016 yılında yayımlanan ve 21 ülkeyi kapsayan EBU raporundaki verilere göre bazı ülkelerde analog karasal yayınların devam ettiği bazı ülkelerde  ise sayısal karasal yayına yıllar önce geçtikleri  halde pentrasyonun yükselmediği görülmektedir.

Rapordan alıntı yaparak, sayısal karasal radyo yayını yapan Avrupa  ülkelerinden bir kısmı  : Danimarka  başlangıç 2002 / penetrasyon %46 –Almanya 2011 / %11 - İsviçre 1999 / %43  İngiltere 1995 / %54 – Fransa 2014 / teknik kapsama %19 – Norveç 1995 / %60  Verilere baktığımızda Avrupa’da da sayısal karasal yayıncılığın istenen ölçüde yaygınlaşamadığını görmekteyiz.

Peki hangi sistemi  seçmeliyiz ? Hangi radyo tekniği  ülkemiz için yararlı olacak ? 

Sayısal karasal TV yayıncılığında  teknik tercih  belliyken, Radyoda bu durum biraz daha karışık bir hal almaktadır. Kısaca DAB+  / DRM +  / HD  Radyo  olarak 3 Teknolojinin kullanıldığını görüyoruz. 

 Sayısal karasal yayında seçilecek radyo  teknolojisinin  önemli olduğu, Avrupa’da  çeşitli sebeplerle yeterli uygulama alanı bulamamış olan HD radyo tekniğinin yanı sıra yine oldukça yaygın olan DAB+   iyi incelenmesi gerekecektir. Sayısal karasal radyo yayınına başlanmasıyla radyo yayıncı sayısının artacağı yayın kalitesinin yükseleceği interferansların  olmayacaktır.

Ancak , sektördeki mali sıkıntılar, işletme giderleri, yıllık  frekans kira bedelleri, radyo sektörüne girecek ilave yayıncılar, verici yatırımları , SFN için aylık  uydu giderleri, dinleyicinin satın alması gereken sayısal radyo alıcı fiyatları  gibi sorunlara  ilave olarak  radyo gelirlerinin  azalması zorlukla ayakta duran özellikle yerel radyoculuğu sıkıntıya düşürecektir.

Böyle bir durumda dinleyiciyi tercihte bulunmaya zorlamak   karasal yayınlara olan ilgisini azalabilir, hatta dinleyicinin  tercihini  internet üzerinden iletilen  çok sayıdaki  radyo yayınlarından yana kullanmasına sebep olabilir.

Sonuç  :

Ülkemizde ve Avrupa’da yakın gelecekte  Sayısal  karasal vericilerle  iletilecek  yüksek çözünürlüklü  ve çok sayıda Televizyon ve Radyo yayınını,  iletmek ,izlemek ve dinlemek   akıllı telefon ve  tabletlerle birlikte  4.5 G nin yaygınlaşmasıyla   ekonomik olmaktan çıkacaktır.

Özetle, yüksek çözünürlüklü görüntü ve seslerin sayısal karasal olarak iletiminde karşılaşılan kapasite sorunları nedeniyle uygulanması mümkün görülmemektedir. Bu nedenlerle RTÜK  sayısal karasal Televizyon ve Radyo ihalesini yapmasının teknik nedenlerden dolayı uygun olmayacağını düşünmekteyiz. Kaynak: ulke.com.tr

Anahtar Kelimeler:ERZURUM, HABER, ERKHABER
 
 
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Mobil Site

Sondakika

Firma Rehberi

Seri İlanlar

Galeriler

Web Tv

Yazarlar

Üyeler

Neler Oluyor?

İletişim

Künye

Web Master