ANADOLUNUN YAĞIZ DELİKANLISI

 
 

Şeymanur Temiz

  seymanurtemiz@hotmail.com
  2017-04-20 / 13:39:56
  2012 kez okundu

2017 yılındayız, Maraş dağlarının karlı zirvesine çarpan Anadolulun yağız delikanlısı Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının sekizinci yılı.

 

Bedenini donduran soğuk, günlerce, saatlerce Anadolu da ve hatta dünyanın dört bir yanında bizleri de üşüttü.

 

Nedendir bilmem ama bazen varlığında kıymeti olmayanların, dünyaya gözlerini yumunca değerinin anlaşılması beni her zaman içten yaralamıştır.

 

Muhsin Yazıcıoğlu gibi çok fazla insan ölüyor. Her gün farklı bir acıya ağlıyoruz.

 

Belki sizlerin dönemindeki gibi çok büyük bir kutuplaşma yok çok şükür ama tarafını tuttuğu için tarafın her yaptığına alkış tutan ve aynı şekilde o tarafta olmadığı için her yapılana düşman olanlarla dolu etraf.

 

Misal yıllar evvel 7,5 yıl cezaevinde yatıp ‘‘senin bir suçun yok, çıkabilirsin’’ diyen devlete dahi küsmeyen bir yiğidin kıymetini varlığında bilmeyecek kadar aciz davrandık.

 

İşin en fenası da 25 Mart 2009 tarihinde bu aciz davranışımızın sonucunun tam anlamıyla bir yok oluş halinde gerçekleşmesi oldu.

 

Yokluk kendisini zamanla hissettiren bir şey. Varken olanı hissetmiyorsunuz, yokken de olmayanı hissediyorsunuz, garip…

 

O zamanlar küçüktüm belki bir şeylerin bilincine varamıyordum hülasa anlam veremiyorudum.

 

Fakat şimdi biraz da olsa araştırınca üzüldüm.

 

Neden mi ? “Zalimden yana olmak, insanlara yakışmaz” sözlerinden yola çıkarak zalimin karşısında eğilmemiş Türkçü ve Türk dünyası sevdalısı, millet karşıtı her planın karşısında cesur bir duruş sergileyen, insanlığını İslam’ın ruhundan terbiyesinden alan, yaptığı işlerde hak ve adaleti gözeten, vicdanının kabul etmeyeceği hiçbir işin altına imzasını atmayan,

 

Anadolu insanının; siyasi hırs, koltuk - mülk sevdasına düşmeden milletinin yanında yer alan 28 Şubat sürecinde, 'millete çevrilen namluya selam durmam' diyen bir yiğidin varlığında hiçe sayılmasına.

 

Açıkcası sevindiğim şeylerde var; o kahraman en azından bizler için daima mertlik, yiğitlik, delikanlılık, daima dürüstlük, kadirşinaslık, merhamet, daima izzet, şeref, haysiyet timsali oldu.

 

Bize düşen asıl görev ise; geride emanet olarak bıraktığı mukaddes dâvasına sahip çıkarak, vatanı için yaşayan bireyler yetiştirmek olacaktır.

 

‘’Bir kar tanesi olsam Mekke'ye düşmek isterdim’’ deyip, 8 yıl evvel şehadet şerbetini içerek cennetin kokusunu alan kahramana…

 

Nur içinde yat mekânın cennet olsun Anadolu’nun yağız delikanlısı.

 

“Huzur dolu içimde Ben sonsuzluğu düşünüyorum Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum Durun kapanmayın pencerelerim Güneşimi kapatmayın Beton çok soğuk, üşüyorum.”

Anahtar Kelimeler:
 
 
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Erzurumlu Herif
2017-03-28 00:33:45
Toysun
Yunus emre çingöz
2017-04-05 10:07:00
Kaleminize sağlık
Arzunur Karataş
2017-04-16 17:14:55
İşte benim dostumm


Mobil Site

Sondakika

Firma Rehberi

Seri İlanlar

Galeriler

Web Tv

Yazarlar

Üyeler

Neler Oluyor?

İletişim

Künye

Web Master