Definecileri dolandıranların öyküsü

 
 

Kadir SABUNCUOĞLU

  ksabuncuoglu@dha.com.tr
  0000-00-00 / 10:05:48
  589 kez okundu

KADİR SABUNCUOĞLU YAZDI...

 

 

 

Erzurum'da 'Organik Nazmi'yi ya da Nazmi Ilıcalı'yı tanımayan yoktur.

Yaklaşık 40 yıldan bu yana organik tarımla, hayvancılıkla uğraşır.

Neyse şimdi konumuz, organik tarım ya da hayvancılık değil.

Nazmi Ilıcalı'nın anlattıklarıyla ilgili.

Ilıca'da Karasu'nun kenarında Organik Nazmi'nin tarlaları var.

Son zamanlarda define arayıcıları, tarlanın yanındaki tarihi Karaz Köprüsüne dadanmış.

Defineciler, geceleri haritalara bakarak son sistem cihazlarla, her taşın altını kontrol ediyorlar.

Sonra da kazıcılarla derin çukurlar açıyorlar.

Bir cenaze töreni sırasında şehir yöneticilerine bu konuyu anlatmış.

Aldığı 'Ben ne yapabilirim?' yatını karşısında şaşkına dönmüş Ilıcalı.

 

BAHA- GÜZİN İKİLİSİNİN TANIŞTIRDIĞI YAZAR

Güzel bir atasözümüz var: Dertli söylegen olur.

Nazmi Ilıcalı da definecilerin  yaptıklarını Horasan eski Belediye Başkanı Dursun Şen'e aktarır.

Aynı heyecanı duyan ve bundan rahatsızlık duyan Dursun Başkan telefon açtı:

- Haydi gidelim o vicdansızların tarihi esere verdiği tahribatı yerinde görelim, deyince biz de olaya dahil olduk.

Köprüye doğru yol alırken Nazmi Ilıcalı, 30 yıl kadar önce yaşadığı bir olayı anlattı:

Nazmi Hoca, Pancar Kooperatif Başkanı olarak İstanbul'a ortak  oldukları Pancar Motor'un genel kuruluna gider.

O toplantıda o dönemin sanatçıları arasında yer alan karı- koca 'Baha- Güzin Boduroğlu' çifti ile karşılaşır.

'Gençlik başımda duman' şarkısı ile ünlenen Baha- Güzin ikilisi, Ilıcalı'ya şöyle der:

- Senle tanıştırmak istediğimiz bir tarihçi yazar var. Erzurum'un tarihini yazacak. Ona yardımcı olur musun?

Ilıcalı da Baha'ya yardımcı olacağı sözünü verir.

Bunun üzerine soyadı '...yan' ile biten bir tarihçi ile tanıştırılır.

Anadolu'daki yaşamı araştırdığını anlatan Türk vatandaşı yazar, 10-15 gün sonra bir otomobille Erzurum'a gelir ve Ilıcalı'yı bulur.

Birlikte Erzurum'un köylerinden bazılarını dolaşırlar.

Köylerde yaşlılar ile sohbet edilir.

Yazar köylerle ilgili notlar, bilgiler alır ve sonra da İstanbul'a döner.

 

DEFİNE BULMA HAYALİ İLE YAŞAYAN KÖYLÜ

Aradan birkaç yıl geçer.

Nazmi Ilıcalı, otobüs ile İstanbul'a giderken, önceden tanıdığı bir köylü ile karşılaşır.

İstanbul'a inince ısrar üzerine, Nazmi Ilıcalı köylü ile birlikte bir taksiye biner ve Kapalıçarşı'ya giderler.

Kuyumcu dükkanına girince köylü sakladığı sırrı açıklar:

- İşte altınları getirdim, define yerini gösteren haritayı ver, der.

Kuyumcu ise, "Siz oturun bir çay için ben gidip getireyim haritayı" karşılığını verince Ilıcalı devreye girer:

- Hayır biz de gelelim.

Bunun üzerine kuyumcu, Nazmi Ilıcalı ve köylü ile birlikte haritayı almaya giderler.

 

Anahtar Kelimeler:

 
 
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.